Bazen öyle bir an geliyor ki; dur diyorum. Siz bi durun. Ben bi durayım. Biraz susalım. İlkönce ne düşündüğümü, ne yaptığımı anımsamaya çalışıyorum. Neden dur dediğimi düşünüyorum. Eğer anımsayabildiysem sürdürüyorum tepkimi. Önce bi nefes almam gerekiyor, etrafımı açın istiyorum. Zor olan çekici mi gelmiyor yoksa çekici gelen zorlamıyor mu şu hayatta artık bilmiyorum. Basit olsa da hayat bi bok farketmiyor aslında. Yaşa işte yani niye kastın ki bu kadar çok halt yemeye.
Derdin mutlu ölmek değil mi? Hepsi gırgır aslında! Yine dur. Ben konuşuyorum hala. Hep dinlemekle olmuyor. Kafamı kaldırdığımda biriyle gözgöze geleyim istiyorum. Ben konuşmadan o anlasın, henüz anlatmaya karar vermiş ve vazgeçmemişken. Bir bakış yakalasamda bırakmasam. Biraz susmayacağım ben bu gece. Henüz serzenişim bitmedi, daha diyeceklerim var. Bak burada bir his var. Ne zaman koydum onu oraya bilmiyorum. Nerde kullanıyoduk lan bunu?! Durun! Bildim şimdi, ben bu hissi ara ara takardım. Hangi kıyafete uygun olduğunu gözetmeksizin geçirirdim işte üzerime gelişigüzel. 'Boşvermişlik'. Adı buydu işte. Ben koymadım bunu. Zaten bir sürü insan da kullanıyor genelde bu ad altında. Doğrusu şu ki bana da bi şarapçının hediyesiydi. Onun hayatındaki en değerli kavrammış bu. Beni o kadar sevdi ki, al sen de kullanabilirsin dedi. Aldım. Uzun zaman kullandım. Sanırım sonrasında bi tanıdıkta unuttum onu. Uzun zaman o ahbapla görüşemeyince geri alamadım işte. Nasıl olduysa, kimle gönderdiyse artık bana tekrar ulaştırmış onu bu eski tanıdık. Üzerinde de bir not: "o kadar çok işime yaradı ki geri gönderesim gelmedi". Sevgili "boşvermişliğimi" uzun zaman alıkoymuş olmasına, bu samimi notu görünce kızmaktan vazgeçtim.
Her neyse, açıkçası nasıl kullanıldığını da unutmuşum. Bi deneyim dedim, geçtim telefonun karşısına; kendime baktım. Aynaya. Ya gerçekten yakışmadı, ya da gözümün buna yeniden alışması gerekiyor. Öyle kolay değil işte. Ama kullananlara çok yakışıyor yahu bana niye olmadı şimdi? Muhtemelen atladığım bir kaç nokta var, tekrardan bunları da hatırlamalıyım.
Bu unutkanlığımı sorguladığımda aldığım cevaplar konusunda da bi emin oluversemde sorunu çözüversek bi anda. Sıkıntının kaynağını da biliyorum aslında. Menzil meselesi anladın mı? Yine menzil. Hep o Var, lanet olsun ki şimdi yine burada. Hadi biri anlatsın; ben şimdi nasıl kullanacağım bu boşvermişliği?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yazıyom ben yaa!!