4 Aralık 2010 Cumartesi

Kaç Dakika Geçti?

   Karnınız doydu değil mi? Aç kalmış olsanız bile muhtemelen ya evde yemek olmayıpta birşeyler hazırlamak zor geldiğinden, ya dolaba gitmeye üşendiğinizden ya da her neyse. Cebinizde açlığınızı yatıştıracak kadar dahi paranız olmamasıyla alakası olamaz çünkü şu an bu yazıyı okuyorsunuz ve okuma ihtimali olan bir buçuk milyara yakın insandan yalnızca birisiniz. Şu an için parasızlıktan aç kalmış olma ihtimali olmayan bir buçuk milyar insan... Bu, sizin buraya gelip şu satırları okumaya vakit harcamanızdan belli. Oturduğunuz ekran başında en azından sahip olduğunuz bir kişisel bilgisayarınız ve evinize bağlı bir internet hattınız olduğu ortada. Hatta bunların bulunduğu bir eviniz olduğunu da hatırlatmaya gerek yok sanıyorum. Peki ayakta durmuyorsunuz ya, elbet oturduğunuz bir koltuk yada sandalye dahi var orada. Belki bunların bulunduğu şahsınıza ait odanız, orada yatağınız, masanız vs. Her birine siz sahipsiniz. Ve her birinden en önemlisi bu saçmalıkları okumaya harcayabilecek kadar bol vakte sahipsiniz.

   Bu konuya birde oradan bakmaya çalışalım. İşiniz var yada yok, hiç önemli değil. Aylık geliriniz yalnızca tek kişilik temel mutfak masrafını karşılayabilecek kadar olabilir, yada lüks mutfak masrafı üzerine birde sosyal aktivitelerinizi rahatlıkla karşılamaya yetecek kadar olabilir, yada yüzlerce insanın bir yıllık gideri kadar bile olabilir. Bu ihtimallerden hangisi siz olursanız olun, şu an daha fazla paraya ihtiyacınız vardır mutlaka. Sahip olduklarınızdan daha çoğunu arzuluyorsunuz hep... Belki farkında bile olmadan. Kendimi kayırıyor değilim asla, aynı hacetin turuncusuyum. Suçlamıyorum ayrıca kimseyi 'daha fazlasını iste' sloganlarıyla yetişmedik mi? Birileri işlemedi mi kafamıza sürekli; sahip olduğumuzla yetindiğimizde yerimizde sayacağımızı. Bu bol döngülü algoritmik yapı bizi hep tüketmeye programladı. Zaten dayatılan herşeyi kabullenmeye alışık olmamızdan sıkıntı yaratmıyor bu durum değil mi?

   Burada kalkıp birde yiyecek bir lokma ekmek bulamayanları düşünün şimdi diyerek vicdan parçalamaya çalışacak değilim. Zaten bunun farkında olmaya mecbursunuz ki değilseniz bu sizin akli dengenizin yerinde olmadığına yada kör-sağır-dilsiz olduğunuza işaret. Bu iki ihtimalin de söz konusu olmadığını söylemeye gerek yok.
   Benim değineceğim; size bir türlü yetmeyen paranızdan daha önemli, tüm varlık sisteminin akıp gidiyor oluşuna, akrep yelkovan ikisinin senkronize hareketlerini adlandırarak farkına varıp takip edebildiğimiz zaman lakablı kavram.

   Şimdi susup size ve kendime bir şans tanıyacağım. Çünkü değinmek istediğimin zaten ne olduğunun farkındasınız ve bu yüzden uzun uzun paragraflar yazmayacağım. Tek istediğim bir kez daha farkına varmanızdı. Artık bir kaç dakika daha fazlanız var. Nolur iyi değerlendirin. Yada bana ne lan? Ne yaparsanız yapın ama hoşçakalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yazıyom ben yaa!!