26 Ekim 2010 Salı

Büyük Kedilerin Günlüğü

sevgili günlük;
bugün yine çok yorucuydu. yaşlanıyor muyum ne? sırtlan olarak gelmek vardı şu dünyaya. hergün koşuşturmaca. bir de değse bari. geçenlerde bir sığır sürüsünü kestirdim gözüme. baktım tek başıma olacak gibi değil, bizim haydar'ı aradım. neyse kahvedeymiş o da, elemanlarıda kapıp bi koşu geliverdi. bir plan yapıp dalıverdik sürüye. ulan o da ne?! o hengamenin içinde tek başımayım. bizim kaypak adamlar sağolsunlar; korkup bir anda geri dönüvermişler. bende salak tabii. dur bekle gitme diyen yok. bodoslama giriverdim sürünün arasına. neyse ki sadece bir kaç sıyrıkla kurtardım. ayrıca o kargaşada gözüme kestirdiğim bir yavruyu da kapıverdim.
'oh bari boş çıkmadık bugünde karnımız doyacak' deyip sorfayı tam kurmuştum ki, karşımda kimleri göreyim. sırtlan süleyman ve saz arkadaşları. ya bir kere olsun tek başına görsem ya şunlardan birini. yok ama, gerilla gibi namussuzlar. dayanamadım tabii; 'delikanlı mısınız olum siz?' diye bağırdım. sonra üzerime yürümeye başladılar.
ne mi yaptım?
kaçtım tabii ki ne yapıcam?!

e noldu sonra? yine savanlarda otlanırken buldum kendimi. vejetaryen oldum bunların yüzünden. genetiğim bozuldu. doğacak çocuklarımın bana benzemesinden korkuyorum.

çocuk dedim de; Allah söyletti heralde. o da bu gidişle zor. dişiler yüzüme bakmaz oldu. alemin palyaçosu oldum. onlar da haklı ama. kendi karnını doyuramayan adamı ne yapsınlar. e ben de haklıyım. ekmek artık aslanın ağzında değil midesinde.

tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de şu meraklı aptallar var. bütün gün ellerinde kamera peşimde dolanıp duruyolar. utanmasa kıçıma sokacak onu. neymiş efendim; 'küçük mimi'nin bugün canı sıkkınmış', 'küçük mimi çok şanssızmış', 'küçük mimi'nin karnı ağrıyomuş da ot tüketmeye başlamış'. mimi kadar taş düşsün kafanıza. senin baban küçük! gece gündüz evimin önüne arabanızı parkediyosunuz sesim çıkmıyor, burda yatıp kalkıyosunuz, hadi yatsınlar diyorum ama insafsızlar demiyo ki şu mimi'ye bi kuzu çevirelim de yesin gariban. otçulmuşum. hah! geçen gün tepem attı, gittim arabanın üzerine çıkıp fırça attım. yok anacım yüzsüz bunlar. hala aynı tas aynı hamam.

en son kendimi asıcam ağaca o olacak. ama bu salaklar onu da anlamaz.
neyse günlükçüğüm hadi uyuyorum ben, sabah erken kalkıcam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yazıyom ben yaa!!